2015-07-05 18:14:00

Link : www.facebook.com Devamı

2015-06-28 16:21:00

Link : www.facebook.com Devamı

BABA 3

2013-12-07 00:37:00

BABA 3 Demekki insansak çemberin dışında nereye gittiğimizide görebiliyoruz. Yasaklarla dolaşıldığında çemberi tanıyan sadece inançla ırkını tanıyanlardır. Bugün türklüğü yarın iranlıyı oynarken her ikisindede yaradılışa hükmetmeyi bilmek önemli. Arı balı etrafında dolaşmak birden fazla yumrukla sonuçlanıyor. Herşey bir rüya gibide doğal ama yoksun. Çemberin içine girince birden bire insan olup olguların kanlarını akıtabiliyorum. Peki nasıl olupta onlara düşman olabiliyorum. Yine nasıl oluyorda eften püften işler için can yakabiliyorum. İşte bu soruların cevabının insan bedeninde gizli olduğuna inanıyorum. Yani insan oğlu öyle bir bedene sahip ki bu bedeni kontrol etmek kaygan zeminde koşmaya benziyor. Tuttum dediğimiz anda balık gibi elimizden kayıp gidiyor. Bu bedeni kontrol etmenin tekniğinin akılda ve erdemde gizli olduğuna inanıyorum. Bazı insanlar akıllarını en üst sınırlara taşırken diğerleri ahmaklığın pençesinden bir türlü kurtulamıyor. Neden bazıları kazadan beladan köşe bucak kaçarken başka bazıları adeta kavgadan zevk alırcasına her türlü belaya balıklama dalıyor. Her ne kadar kişi içinde bulunduğu olumsuz şartlardan etkilensede bunun cevabınında insan bedeninde gizli olduğuna inanıyorum. Genç yaştaki ölümlerin ki bu ister işlenen cinayetlerle gelsin isterse bir savaşla gelsin o ölen insanların bu dünyada vermeleri gereken sınavın başkaları tarafından zorla ellerinden alınmış birer hak olduğuna inanıyorum. Üst üste böyle ölümlerle karşılaşan insan bedenlerinin normala dönmesi için o insanların üç beş yaşamlarına mal olduğuna inanıyorum. ... Devamı

BABA 2

2013-12-07 00:32:00

BABA 2   O zaman şu sorulmalıydı, arkadaş madem bir işe yaramıyorsun o zaman senin burada işin ne? Bunuda kimse sormuyordu ama elini vicdanına koyan herkes bunun böyle olduğunu bilir anlardı. Baba bahçede çiçekler arasında gezip tozarken Ahmet doktorla daha yakından ilgilenmeye başladı. Ona çeşitli konulardaki fikirlerini soruyor, dinliyor hiçte yabana atılır fikirler değil bunlar diyordu. Durup dururken sordu Baba. -Peki doktor ben yanlışı nerede yaptım ki hem ülke hemde ben ikimiz bu hale geldik? Sorulan soru karşısında doktor şaşkınlığını gizleyemedi, konuşsa bir türlü kendi hayatı sözkonusuydu, konuşmasa  iki türlü ülkenin geleceği sözkonusuydu. Sonunda neye mal olursa olsun konuşmak gerek babayla dedi. Baba ruhsal olarak bir bunalımın eşiğindeydi. Yangına sorguyla varırcasına birisiyle konuşmaya ihtiyaç duyuyordu. Ahmet gibi anlayışlı bellek tam aradığı zardı. Düşeş dedi yattı rahmete hikmet dedi yaşarttı gözyaşlarını. Şans sağanak yağmura tutulmaktaydı. -Sizi tanımak koşulsuz emek ister, yanıt bol ama yaş yinede efe gömlekte. Kısa erdemler uzun övgüler gerektirir halk dilinde. İlik köreltmeyi değil hararetle derlemeyi seçer üslubunda. Çile yarın olsada düşüne yatmak bugün. Kıtlık yokya dilimde sizinle sohbette yalamak isterim mürekkebimi. Korku başlık parası olsada felekten bir cefa bindir yeleli aslana. Kısa erdemler uzun övgüler gerektirir halk dilinde. İlik köreltmeyi değil hararetle derlemeyi seçer üslubunda. Çile yarın olsada düşüne yatmak bugün!   Bir zamanlar bir peygamber vardı, yaşı Ademden uslu, dişi ise Hava dan nadide. Adı Davud,du! Can kulağı dedi endamına sihir beleyen ayın feleği. Çok yiğit bir peygamberdi D... Devamı

BABA

2013-12-07 00:05:00

    BABA  İnsan görünümünde bir insanoğlu geldi memleketin birine. Geçerkenmi uğradığı yoksa miskin bir kervandanmı arta kaldıği hiç anlaşılamadı.. Zaten onu hiç kimse anlayamamıştı. Öylesine körpe bakışlıydı ki rivayetlere bile göğüs geçiren bir tonla sakallarını sıvazlaması yetti herkese. Yaban kazları güneye uçarken dahi böylesine süzülmemişlerdi. Gelenin kendilerine benzemediğini farkeden ahali büyüklük gösterip mütevazi bir tonla; Siz bize babalık yapın dediler! Tahta oturmak talihi sınamak olur derler. Oda alçak gönüllülük yapmaktan değil fırsattan istifade etmeyi kâr görüp kabül etti teklifi. Baba olmak kolay değildi ama söylenenlerin algılanması çok zordu çünkü baba az şey farz eyleyip çok şey yargılardı; Zaman tasfirine girildiğindeyse anlaşılamayan çok vaadlerde bulundu! Elini dizine vurmayan bir erkek ne kadar muhabbete yatkın olursa oda öylesine halk diline uyumluydu. Babanın en zarif yanı görüneni çok önceden tanıması ve yüz yıl sonra olacaklara bile tefarruatla girmesiydi! Oysa ettiği lafların bir çoğu kuru söylentiler gibi yerleşti halkın diline! Kar nasıl suya dinince varırsa edilen lisan çağrışımlarıda kulak merkezinde o kadar misal bulur derdi! Yankısıda efsanevi söylevlerde dilden dile dolaşan mısralarda kaldı! Babayı tasfir etmeye hacet olmadığını sananlar konuştu! Babayı beğenisine yorumlayamayanlarda göbeklerinde sefa eyledi! Hepside yorgundu çünkü baba zamanın cephesinde savaşandı! O günahıyla sevabıyla kendisine biçilen kaftanı sırtına alıp terki divan eyledi! Alışkanlığında kusur olmayan yerlilerde onsuz yaşamayacaklarını anlayınca tez birlik onu başkalarında aramak yoksulluğuna girdi! Nitekimde buldular!... Devamı