Ari kovani

25/11/2009 - Bütün dünya Afganistanda

 
Türk cihatçılardan kampanya

 

Beni yakindan takip edenler hatirlayacaklardir bir yazimda kisinin karalama defterinden bahsetmistim.

Karalama defteri kisinin hafizasidir,dogumdan ölüme yasamindaki en ufak ayrintilari canli film olarak bu karalama defterine kaydeder.

Diyelim bir ülkeye turistik bir gezi yaptiniz,gezdiginiz sehri ve gectiginiz sokaklari haritaniza kaydedersiniz.

Tanistiginiz insanlar,yediginiz yemekler canli olarak hafizaya kaydedilir.

Daha sonra ileriki bir zamanda bu filmi yeniden acar ve o sahneleri birkez veya bircok kez yeniden yasarsiniz.

Bir magazada cok önemli birsey gördünüz ve ilk cekim esnasinda alamadiniz,bu kez o esyayi alabilirsiniz.

Devletlerde böyledir,kisiler vasitasiyla önemli seyleri sistem haritasina kaydederler.

Diyelim bir kisi cok ender bulunan bir silah ustasiyla karsilasti.

Bu kisi silahin her türlüsünden anliyor ve kullanmakta uzman.

Sistem bu silah ustasini onunla karsilasan kisi vasitasiyla haritasina alir ve ileriki bir zamanda bir savasa hazirlanirken o silah uzmanini cekip disariya cikarir ve meziyetlerinden faydalanir.

Yani silah uzmani o sisteme beyninde olan her seyi aktarir.

Íste bu baglamda Afganistana gelebiliriz.

Haritaya baktim neredeyse tüm dünya Afganistana yerlesmis vaziyette.

Kimi ülkeler binlerce asker bulundururlarken,kimileride bes yahutta on askerle temsil ediliyor.

Bunlar Afganistanda müthis bir cekim yapiyorlar fakat ne?

Petrol desen degil,opium bile olamaz,oraya demokrasi getirmek hic olamaz,o zaman bunlar neyin cekimini yapiyorlar?

Yani Afganistanda bulunan her asker hafizaya birseyler sariyor fakat bu ne?

Neden bunca masraf yaparak,onca zahmete katlanarak hala orada kalmaya devam ediyorlar?

Demekki orada hic bulunmayan birsey var,yani bu tüm devletlerin ihtiyaci olan birsey.

Fakat bu ne olabilir?

Hergün onlarca asker öldürülüyor fakat kimse geri adim atacak gibi degil.

Ne sorunu cözmeye yansiyorlar,nede cekip gidiyorlar.

Tam tersi uzattikca uzatiyorlar.

Demekki uzun metrajli bir filme girdiler.

Íyide bu adamlar ne cekiyor?

Bütün dünya isini gücünü terketmis sirf bu ise yogunlasmis vaziyette.

O zaman cok önemli birsey olmali yani hayat memat meselesi.

Okuyucularima bir ipucu vereyim ve geri kalanini onlar tamamlasinlar.

Bilindigi gibi Sovyetler en agir silahlarla girdiler ve uzun süre kaldilar.

Bircok zaiat verdiler fakat onlar cekimlerini yapip döndüler.

Su anda orada askerleri varmi bilemiyorum yoksa sayet onlar oradan alabileceklerini aldilar.

Yani o yillar icerisinde fimi makaraya sarip döndüler.

Sovyetler en agir silahlar kullanmalarina ragmen yinede ilkel silahlarin üstesinden gelemediler.

Keza Amerikalilarda öyle yapip görülmedik silahlar kullandilar.

Fakat gerilla ayakta ve zaman uzadikca uzuyor.

Su anda dünya devletlerinin oradan makaraya sardikalri,Afgan hakinin hayatindan cok daha önemli.

Fakat savaslarda bir kural vardir.

Aksi taktirde savas cikaramiyorsun.

Bir ülke savasa girecekse,savastigi ülkeyle birlikte o savas esnasinda ölecek olan tüm yaratiklarin can parasini karsilamak zorunda.

Eger o esnada on adet kus ölmüs ise bu kuslara yeniden can satin alacak karsiligi ödemek zorundalar.

Aksi halde kuslar dava aciyorlar.

Bir ariya zarar verseler arinin zararini tanzim etmek zorundalar.

Hal böyle olunca bunlar Afganistanda bir hayli masrafa girmis vaziyetteler.

Demekki aldiklari, bunca masraf yapmaya degiyor.

Cünkü bunu birde zamana koyan var ve oda kendi payina düseni tahsil ediyor.

O zaman ortaya bir durum cikiyor.

Zamana koyan kazancli,oraya asker gönderenler kazancli,askerlere karsi koyanlar kazancli,ya siradan halk?

Siradan halk her ne kadar aci cekiyor görünsede onlarda bir kazanc elde ediyor olmalilar.

Aksi taktirde bu böyle olmazdi.

Su anda oraya yansiyanda bir filmden kesitler yani herkes kazancini hesaplayarak girdi bu isin icine.

Peki burada pazarlanan ne?

Dügüm burada iste,silah uzmanini makaraya sarmak.

Yani en agir silahlarla gelen Sovyet ordusunu geldigi yere geriye postalayan silah uzmani.

Dünyada genetik olarak en mükemmel silah kullanip,en gelismis ordulari yere seren insan genetigi.

Yani bunlar Afgan genetigi pesindeler.

Dahada acalim.

Su anda makaraya sardiklari Afganli silah uzmanlarini kendi sistemlerine tasiyip ileriki bir zamanda cogaltacaklar.

Cünkü insanoglu varoldugu sürece savaslar bitmez.

Hangi galaksiye gidersen git,savas olmazsa olmazin sartidir.

Íste o savaslari kazanacak uzmanlar gerekli.

Bu uzmanlari su anda Afganistanda makaraya sariyorlar.

Savasin bitmeyisinin nedeni bu iste,filmi dahada uzatmak.

Bunu sunada benzetebiliriz,herkes pazar yerine kurmus tezgahini malini satiyor.

Afganlilarda bu maldan satiyor fakat öylesine müsterileri varki bu malin,herkes siraya girmis vaziyette.

Ísvec bile kuyrukta.

Ölüler geldigi halde asker sayisini artirdilar.

Görüntüde ise ne gibi bir cikari oldugu sorgulaniyor.

Danimarka ise her yere burnunu soktugu gibi,bu isede kafadan baliklama dalmis vaziyette.

Onlarada ölüler geliyor fakat elde edilen mala karsilik ölülerin zerre degeri yok.

Yani bir zaman gelecek Danimarkalilarda,Ísveclilerde afgan genetigini kendi genetiklerine kodlayacaklar.

Íste o zaman bulunmaz bir hint kumasina sahip olmus oluyorlar.

Düsünün birkez adam Afgan genetigini iki metre boyundaki sarisinlara kodlamis,iste orada ortaya cikiyor bakimli silah uzmanlari.

Ondan sonra ver elini savaslar,catismalar.

Dünya arenasi mal toplama yeridir.

Hangi sistemin neye ihtiyaci varsa onu dünyadan temin eder.

Bu gerek mala hitap etsin,gereksede insan genetigine.

Okuyanlar düsünsün bakalim ne cikiyor ortaya.

Teorimde hakli olabilirmiyim?


1 YorumYorum yaz!Bağlantı

20/11/2009 - Öyle bir zamandayizki!!!

Ísvec sanaiye dayali 9 milyonluk bir ülke idi,idi diyorum cünkü sanai ayvayi yedi.

Íhracatta yapamiyorlar kimse mal almaz oldu.

Bir makina parcasi satar,karsiliginda tirlar dolusu mal alirlardi.

Ínsanlarin cogunun hem sehir icinde evleri var,hemde orman aralarina yapilmis yazlik tipi evler.

Hafta sonlari gider kayak yapip oralarda dinlenip,daha sonra gerisin geriye gelip islerine bakarlardi.

Bircok ailede hem hanimin,hem ogul ve kizlarin,hemde babanin arabasi vardi.

Süphesiz bu bir dönemdi ve yasanip zaman filmindeki yerini aldi.

Bunu daha fazla devam ettirmek sistem acisindan gereksiz birseydi,cünkü bu dönem yasanip filme kaydedildi.

Ekonomik krizin dünyayi vurmasiyla dönem bas asagi döndü ve toplum derinden etkilendi.

Kirsal kesimden büyük sehirlere göc baslarken,büyük sehirler disinda sanayilesmis orta boydaki sehirler krize girdi.

Su anda muazzam bir issizlik yasaniyor ve toplum saskin vaziyette.

Ben yillar önceden bu durumu görünce,Nereye bu yolculuk diye bir hikaye yazmis,orada arabalarin kapilarda tam bir korkuluga döndügünü yazmistim.

Su anda yasanan tamda bu,arabalar evlerin önünde korkuluk gibi bekliyor.

Satsan alan yok,cöpe atsan bir yigin zarar.

Ve toplum bekleme dönemine girmis vaziyette.

Yani gün gelecek isler yeniden acilacak ve toplum eski haline geriye dönecek.

Bu hem olanaksiz,hemde gereksiz birsey.

Dedigim gibi o dönem yasandi ve kapanip gitti.

Bu aynen Türkiyede yeni bir Mehdi beklentisi gibi birseye benziyor.

Yani Atatürk yahutta ona benzer bir adam gelecek ve ülkeyi saha kaldiracak.

Hic kimse kendine acaba biz öylesi bir dönemi hakettikmi diye sormuyor.

Simdi Ísvecte ayni duruma düstü,Mehdi bekler gibi birisinin gelip isleri düzeltecegini bekliyorlar.

Zamanda böylesi dönemleri yasayandan sonra aynisini beklemek uzun dönemli bir sabir gerektirir.

Zaman uzadikca toplum umutsuzlugun girdabina kapilir ve asil yapilmasi gereken islerden uzaklasilir.

Bu gidisle gida sikintisi cekilecegi söyleniyor.

Bende zamaninda Ísvecin arazisini tarima acma zamani geldi demis,iklim degisikligiyle beraber bunun bir olanak oldugunu yazmistim.

Eger alkol tüketimin yüksek ise kendi sarap fabrikani kurmak zorundasin.

Bundan dolayi bazi yerleri tarima acip oralarda üzüm baglari yetistireceksin.

Simdi bunlar tekrar makina satacaklari dönemi hayal ederek günü gecistirmeye calisiyorlar.

Fakat o dönem kapandi.

Tüm uzmanlarini seferber edip iklim degisikligini tartisiyorlar.

Bu konuda korkunc paralar harcaniyor,toplanti üzerine toplanti yapiyorlar.

Zerrede etki yapmis degiller ve buzullar erimeye devam ediyor.

Harcadiklari ise yanlarina kar kaliyor.

Geceleri calisirken gazeteleri okuyorum,son günlerde orta boydaki sehirlerde insanlarin issizlikten nasil etkilendiklerini yaziyorlar.

Uzmanlara sorup careler ariyorlar.

Fakat uzmanlar istedikleri cevabi veremiyor ve onlarda tümüyle umutsuzlar.

Eskiden fabrika ve is yerlerinde karsilasanlar,bu kez is bulma kurumunda bulusuyor.

Bunun üzerine birde domuz virüsü eklenince iyice sasirdilar.

Dünyada birseyler oluyor deyip ne oldugunu anlamaya calisiyorlar.

Yerliler Amerika kitasinda yasayip zamani tamamladiklarinda yeni bir dönem acildi.

Kita kesfedildi ve degisik bir sistem geldi.

Coklari eski düzeni özledi fakat yenilik kacinilmazdi.

Gecen zaman icerisinde zaman kapilari film dünyasina acti.

Kayitsiz sartsiz herkes kita Amerikasina gelip filmlerini yapti.

Simdi film dönemide kapandi.

Herkes bu dönemden alacagini aldi.

Su anda gelecekle ilgili yeni planlar yapilmakta,ne olacak bu insanligin hali diyorlar.

Ekonomik kriz,dogal felaketler ve hastaligin girdabinda kivranacakmi,yoksa yeni yerlesim birimlerimi kesfedilecek.

Íste su anda böylesi bir dönemdeyiz.

Hatta herkes fiziki olarak asil yerine geciste yapabilir.

Bana göre dünyada son paylasimlar yapiliyor.

Yani herkes koparabildiginin azamisini kopararak eli bos dönmek istemiyor.

Gecmis dönemlerde programi kesintiye ugrayanlar yeni bir yüzle programlarini tamamlamaya calisiyor.

Bu demektirki dünyamiz son derece sancili bir döneme giriyor.

Yani birakin düzelmeyi,gelecek yil bugünleri aratacak bir döneme kapilari araliyor.

Bugün kardes gibi görünüp biribirinin elini sikanlar,o dönemde acimasizca girtlak sikmaktan cekinmeyecekler.

Gelecegin en parlak meslegi bilgisayar ve elektronik olarak gösteriliyor.

Agir sanayi miyadini doldurdu diyor uzmanlar.

Buradada bir sorun var,uzay boslugu tümüyle cöplüge döndü.

Belkide milyonlarca uydu paslanmis vaziyette basi bozuk boslukta dolaniyor.

Bunlar kendi capinda manyetik alan yaratip dünyanin dogal dengesine etki yapiyor.

Bir noktada birisi bu alanda temizlik yapmaya kalkisirsa,o zaman elektronik sanaininde cökme durumu var.

Bana göre buda kacinilmaz olarak yasanacaktir.

Yani dünya denen varlik kendini kurtarmaya calisacaktir.

Peki bunca karamsarligin arkasinda hicmi isik yok diye sorulabilir.

Bana göre var ve o dönemi yasayabilmek icin iste buralardan geciyoruz.

Evrende bircok galaksi var ve bunlarin hepside yerlesime acilmayi bekliyor.

Yani yetismis insan tipi yeni bir enerjiyle sifirdan medeniyetler kuracak.

Bu galaksilarin icinde öyleleri varki,bir tanesi yedibin kitadan olusuyor.

Kac adet okyanus sadece damitilmis benzinle dolu.

Doga trilyonlarca yil her türlü madeni üretirken,deniz suyu dalga vasitasiyla bu degerli madenleri sahillere savurmus.

Yani her yerlesim biriminde binlerce yil sadece ham madde satarak gecinmek mümkün.

Sahiller altin,zümrüt ve cesitli maden parcalariyla dolup tasiyor.

Ínciler kum gibi.

Hayatinda bir tek insanla karsilasmamis her türlü hayvan yine buralarda.

Bunlar insanlarla tanisacaklari günü bekliyorlar.

Cünkü orada yüksek tenolojiye dayali cekimler yapilacak.

Simdi bir kisim insanlik bu yeni galaksilere cekilirken,dünyada yine yasam devam edebilir.

Yatay bir gecisle acilacak olan bir yol vasitasiyla,burada kalanlarla oralara gidenler yeni bir anlayisla ticaret yapabilirler.

Eger dünya buraya tümden kilit vurmak isterse,hep birlikte bizde o alana gecis yapar,yasami orada devam ettiririz.

Yok eger bir dönem daha dünya yasami devam edecekse,o zaman hem burada hemde orada oluruz.

Belkide dünyanin su haline o zaman care üretebiliriz.

Bana göre acilacak olan kapinin cok yakinindayizda,nasil bir taktik sergilenerek acilacak onu bilmiyorum.

Eger bu yazdiklarimi Ísvecce yaziyor olsaydim,bu düsüncelerim kesinlikle tartismaya acilacakti.

Ne yazikki Türkce yaziyorum ve muhatap bulamiyorum.

Yani Türklerin ufku cok dar ve onlar sürekli ölülerden medet bekliyor.

Kendi pisirikligini ölmüsün tabutuna satmaya calisiyor.

Halbuki ölü tabutuyla birlikte coktan terketti bu diyarlari.

Simdi bu kafaya yeni bir galaksi teslim edemezsin.

Bundan dolayi dalganin kiyi seritlerini hirpaladigi gibi yasam bunlari hirpalayarak o döneme hazirliyor.

Sonucta kimse kalacak degil fakat insana,biz iste böylesi bir yer özlüyorduk dedirtecekler.

Madem buralari özlüyordun al ve kullan fakat degerini bilerek denecek.

Buralari kamcilanarak gecen ademoglu,bir daha kirbaclanmamasina canini disine takacaktir.

Cünkü varolandan baska kaynak yok elde,nitekim insanligin kaynagida bundan ibaret.

 

 

 


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

17/11/2009 - Pahali mezarliklar

Bir yaz günü mezarlikta cekim yapmis buradaki ölülerin nasil bir yerde yattiklarini belgelemeye calismistim.


 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

17/11/2009 - Baliklar atakta


Kara baliklarin saldirisi savannada aslanlarin bufaloyu kiskaca alisina benziyor.

Her iki taraftada av ve avcilar saflari paylasmis vaziyette.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

17/11/2009 - Akvaryum

Bu videoyla video nasil yüklenir onu ögrenmeye calisiyorum.

Bakalim deneme basarili olacakmi,

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Yazdiklarimi daha iyi paylasmak acisindan bu blogu olusturdum.

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

fenomen
agnia
bunyaminakkaya
Blogcu Yardım
limon ekşi
ebruyucel1985
Sibel Çağlayan
alternatifblog
hamdivehusnucan
poemce
nihansum