Ari kovani

9/2/2010 - Kristal taslar üzerine bir yorum

Ben bu tas isinden anlamam onun icinde uzmanlari dinlemekte yarar var kanisindayim.
Fakat teorik olarak bir ilave yapmak isterim,dogruluk derecesi ise tartisilir.
Sadece dünyanin hakim oldugu alanda degil evrenin bircok kösesinde kometler vardir.
Bunlar sürekli hareket halindedir ve bazanda carpisirlar.
Bunlarin icinde dünyanin birkac kati büyüklügünde olanlari vardir.
Bir zaman dönenden sonra kimileri ya carpisarak,yada kendiliginden sönerek yokolusa girerler.
Bu yokolus esnasinda o kocaman kometin iskelet gibi görülen dis kabuklari düstükleri yerdeki maddenin seklini alirken,özlerinde yag gibi bir eyrik salgilarlar ve bu eryik topragada tasada karismaz ve kendilerini varolduklari yerde muhafaza ederler.
Örnegin dünyanin bir bölgesine düsen komet toprakla kaynasirken,öz yag kismi cesitli madde görüntüsüne gecer ve topraga karismaz.
Ve milyon yillar bu öz yag kismi kristaller yahutta cesitli madenler halinde varolup gelirler.
Burada görüntü birsey ifade etmez fakat o kristallerin icinde kocaman kometi milyon yillar ayakta tutan enerji vardir.
Yani bu bir santralin yanindaki akü gibidir.
Görüntü bu olmasina ragmen akü santralin miyon kati büyüklügünde enerjiyi icinde taisir.
Bundan dolayida bu kristallerin icinde bulunan enerji bircok hastaligi bile iyi ederler.
Bu enerji ölü hücrelere yeniden can verebildigi icin insanlar kendilerini iyi hissederler.
Yoksa bunda ne okus pokus,nede dualik birsey vardir.
Mucizede degildir,tamamen maddi bir dönüsüm neticesindeki olusumdur.
Bu kristallerin icinde bazilari vardirki,dokundugunda tüm deriyi yenileyebiliyor.
Hatta agizdan dökülen dislerin yeriyle temasa gectiginde kisa bir zamanda yeni disler cikarabiliyor.
Yasli bir insanin hücrelerini yenileyebiliyor.
Bunlar iste o kometlerin özlerinden süzülüp cesitli sekillere gecmis olan asil enerjinin kendisidir.
Dünyaninda cesitli yerlerinde bunlarin mevcut olmasi sürpriz olmaz cünkü bunlar uzun yasadilar ve hep vardilar.
Dünyada olmalarida gayet dogaldir.
Bana göre bu kristallerin olusmu böyle ve asil etki yapan özlerinde bulunan kometlerin öz enerjileridir.
Baska türlü aciklamasida olabilir bilemiyorum.
 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/2/2010 - Habere bak

Boşnak Müslüman davayı kazandı

 

İsveç’te yaşayan bir Boşnak Müslüman, kadınla tokalaşmadığı gerekçesiyle bir mesleki eğitim programından atılması üzerine açtığı davayı kazandı.

İsmi açıklanmayan Boşnak göçmeni, Devlet İstihdam Dairesindeki mülakat sırasında, mülakatı yapan kadının elini sıkmadığı için işe alınmadığı iddiasıyla dava açtı.

Mahkeme, İsveç İstihdam Dairesini, Müslüman memur adayına 50 bin kron (yaklaşık 10 bin TL) ödemeye mahkum etti.

Kararda, söz konusu kişinin inancından dolayı ayrımcılığa uğradığı belirtildi.kk

---------------------------------------

Böyle diyor haberde.

Bu haber tüm Ísvec gazetelerinde boy boy islendi bugün.

Konu zaten belli fakat az daha acmakta yarar var.

Bosnali birisi isbulma kurumuna gidip pratik yapabilecegi bir isyeri aradigini söylüyor.

Burada pratik yapmak demek fazladan bir is yerinde calisacaksin fakat isveren sana kapik ödemeyecek,bunun yerine isbulmadan alacaksin ayligini.

Bununda belli bir süresi var tabi.

Buradaki amac sokaklarda pinekleyen issizleri evden disari cikarip uyusukluklarini gidermek.

Cünkü bunlar daha sonra tümden uyusup hicbirsey yapamaz hale geliyor ve devletin basina bela oluyorlar.

Bazilarida bunu bir firsat bilerek zamanla bir is bulabiliyor.

Bu Bosnali isbulma kurumuna gidiyor orasida bir isyerine gönderiyor.

Bunu karsilayan genc bir kiz ve elini uzatip hosgeldin demek istiyor.

Adam elini vermeyip ben müslümanim inancim geregi kadin eli sikmam diyor.

Yani heryerde görülen ayni manzara.

Daha sonra bu kiz adamin davranisini isbulma kurumuna bir raporla bildiriyor,onlarda adamin dosyasini cekip sen bize yaramazsin deyip geldigi yere gönderiyor.

Adam dava aciyor ve Finli bir kadin davayi mahkemeye tasiyor,mahkemede isbulma kurumunu haksiz görüp basiyor para cezasini.

Tabi müslümanlarda bu ise zafer kazanmis gibi seviniyor.

Simdi burada durmak gerek.

Ísvec ülkesine en güzel camileri yapti ve yapmaya devam ediyor.

Buralarin giderlerinide karsiliyor eger karsilamaz ise viraneye dönüsecek.

Bunun deneyimleri mevcut,devletin desteginin olmadigi yerde cark dönmüyor.

Yani kimse cebinden masraf yapmaya yanasmiyor.

Íslam ülkeleriyle sorunu yok,baska ülkelerde olup biten aykiri gelismelerin hicbirine pirim vermiyor.

Örnegin Ísvicredeki camiyle ilgili halkoylamasina,o ise bizim ülkede sokak ve kaldirimlardan sorumlu kurulus bakiyor deyip agirliklarini ortaya koydular.

Yani biz ne aptaliz,nede cahil,biz ne yaptigini bilenlerdeniz diyor.

Buradada nezaket gösterip Bosnaliya bir miktar tazminat ödeyin dediler,yani biz ne yaptigini bilenlerdeniz dediler.

Gecmiste milletvekilligi yapan Türkiyeden gelme Kürt bir bayan var,Malin Baksi,daha sonra soyadi Pekgül oldu.

Malin bugün Tv,ye cikti ve davayi ileri götüren Finli kadina agzina geleni söyledi.

Peki dedi Malin.burada bir yigin kesisler var,sihler var,baska inanclara sahip olanlar var,ayni seyi onlar icinde yaparmiydin?

Kadin diyorki islam cok hassas ve bu konu bagimsiz ele alinmali.

Malin diyorki,kadinin elini sikmayaip onu asagilayan zibidiye ne tazminati variyorsunuz?

Siz bunu yaptikca bunlari dahada cesaretlendiriyorsunuz,ayrica bunlara müslüman muamelesi yaparak tüm müslümanlari ayni gösteriyorsunuz.

Yarin sagci asiri irkcilar bize karsi bu durumu kullanmayacaklarmi?

Bakin iste müslümanlar böyle demeyeceklermi?

Dolayisiyla zarari hepimize olmayacakmi?

Malin bunlari sordu kadinda tekledi fakat olan oldu.

Bu haber mansetlerden verildi ve Ísvecin ne denli adil bir yargilama yaptiginin mesaji verildi.

Bunu söyleyen tabi isvec makamlari.

Göcmenler acisindan ise, iste parazitler bunlardan ibaret ve bunlar ülkemizin kaynaklarini kurutuyorlar.

Cabucak bunlardan kurtulunmali diyenlere pirim verilmis oldu.

Yani müslümanlar adina hareket eden genc biraz para alacak ama gerisindekilere güzel bir kazik atmis olacak.

Bu kazik isvec makamlarinin kitabina uydurarak hazirladiklari kaziklardan oluyor.

Fakat görünüse cila vurup biz hep adil davranriz diyorlar.

Daha öncede yazdim isvec politikasini anlamak cok zor,bunu dünyada benim diyen babayigit cözemez.

Bunun cok özel nedenleri var tabi.

Amerika bütün analizlerini seferber etse yine anlamaz,öylesine incedir politikalari.

Nitekim bu olaydada ayni davranisi sergilediler ve olayi bir özelestiri haline getirdiler.

Halbuki atilan yalmanli bir kazikti.

Simdi bu isin üzerini kapatirlar ve ileride ne zaman ihtiyaclari olursa hemen gündeme gelir ve gerekli yerlere mesajlar verilir.

Yani ellibin krona satin alinmis bir olanak oluyor,cünkü bir zaman sonra göcmenlerden ses gelirse,oturun oturdugunuz yerde deyip su olayi fisildayacaklar.

Cok yönlü politika iste,bir tasla on kusu birden vur.

Bütün gazeteler asagidaki gibi verdiler olayi,bu sadece birisinden örnek olsun diye aldim buraya.

 

 

--------------------------------------------

AF får böta för diskriminering

Uppdaterat i dag. 13:40. Publicerat i dag. 11:29

Arbetsförmedlingen får böta 60.000 kronor för att ha gjort sig skyldig till diskriminering av en muslimsk man.

Arbetsförmedlingen drog in mannens ersättning sedan han enligt AF inte fått praktikplats på ett företag eftersom han inte ville skaka hand med företagets kvinnliga vd.

Enligt en dom vid Stockholms tingsrätt på måndagen diskriminerades mannen i och med att Arbetsförmedlingen kände till att han på grund av sin religiösa övertygelse inte hade möjlighet att ta främmande kvinnor i hand, skriver tingsrätten i ett pressmeddelande.

Det var i maj 2006 som Arbetsförmedlingen beslutade att återkalla mannens anvisning till ett arbetsmarknadspolitiskt program med motiveringen att han "genom sitt agerande vid mötet" med företaget medverkat till att han inte erbjudits praktikplats. Genom att anvisningen drogs in förlorade mannen rätten till ersättning.

Men enligt Diskrimineringsombudsmannens egen utredning har företaget sagt att det var mannens brist på kompetens och erfarenhet, inte det faktum att han inte tog i hand vid mötet, som gjorde att han inte erbjöds praktikplats.

- Arbetsförmedlingens agerande är förkastligt, och det är därför vi har gått till domstol med ärendet. Jag är glad att domstolen slår fast att den här sortens agerande inte är acceptabelt, säger DO Katri Linna till TT.

Katri Linna menar att det är speciellt allvarligt att en myndighet som Arbetsförmedlingen, som ska motverka diskriminering, i stället i det här fallet har medverkat till diskriminering samt till att mannen mist sin inkomst.

- Det är viktigt att alla ska kunna delta aktivt i arbetslivet, och speciellt viktigt i en tid då det höjs kritiska röster mot personer som har religionen som en aktiv del av sitt liv. Det drabbar i synnerhet muslimer, säger Katri Linna.

Personer måste få hälsa på olika sätt, anser hon.

- Det är viktigt att ingen är oartig, men man måste kunna hälsa på olika sätt beroende på religion, säger Katri Linna.

Arbetsförmedlingen anser inte att de har agerat felaktigt.

- Vi menar ju att vi hade uppgifter om att mannens beteende spelade in. Det är det vi har grundat vårt beslut på. Beter man sig illa när man är på väg att få en anställning riskerar man att få sin anvisning till programmet återkallat, säger Niklas Wallentin, verksjurist vid Arbetsförmedlingen.

Mannen hälsade inte på den kvinnliga vd:n och han förklarade inte heller varför, enligt AF.

- Enligt vår handläggare har mannen inte hälsat alls på den här kvinnliga företagsledaren utan ignorerat henne och undvikit ögonkontakt, säger Niklas Wallentin.

Tingsrätten anser dock inte att Arbetsförmedlingen lyckats visa vad som ligger till grund för de uppgifterna.

- Handläggaren har på grund av brister i dokumentationen svårt att redogöra för uppgifterna, säger Niklas Wallentin.

Jeanette Löding, vd för det företag där mannen var på intervju, menar att företagets beslut att inte erbjuda honom praktikplats inte hade något med att han hälsade på ett visst sätt.

- Han hade helt enkelt inte den kompetens och fysiska egenskaper som krävdes, säger Jeanette Löding.

Den muslimske mannen förklarade vid deras möte att han inte fick ta främmande kvinnor i hand på grund av sin religion.

Jeanette Löding tog dock illa upp av att behandlas annorlunda.

- Jag kände mig kränkt. Han tog alla andra i hand, men inte mig, säger hon.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

6/2/2010 - Sofra kumarbazlari

Türkiyede bir kesim vardiki bunlar laiklik ve Atatürkcülük adina hep babanin sofrasindan otlandilar,vardiki diyorum cünkü su anda kapana kisilmis vaziyetteler.

Bunlar yillarca babanin sofrasini kuruttular ve hayatlarinin hicbir döneminde ne laik oldular,nede cumhuriyetci.

Varsada yoksada hep bize dediler.

Bunlar laikligi,türbani,irticayi kullanarak sürekli palazlandilar.

Gercek anlamda dürüst,ülkesini seven halktan insanlarin duygularini hep sömürdüler.

Derken islamci ve cahil kalmis kesimle bunlar arasinda bir ucurum meydana geldi,yani sistem tökezlemeye basladi.

Böylesi bir sistemle hicbir babayigit bir yere gidemezdi.

Bir zaman geldi ve baba artik bunlara yeter deyip islamci kesimi motive etmeye basladi.

Yani üvey evlet muamelesi görüp sistemi tökezletenlere meydani acti.

Secimler yapildi ve bunlara kesenin agzini acan baba iktidara giden yoluda acti.

Íktidara gelen bu yeni yetme zamanin üveyleri babanin keseye ac kurtlar gibi saldirdilar.

Cünkü hayatlarinin hicbir döneminde böyle yaglisindan bir sofra görmemislerdi.

Öylesine siddetli geldilerki kendilerinden olmayan kimseyi ne konusturdular nede söz hakki tanidilar.

Dahada ileri gidip hepsini delige tikadilar.

Delige tikilanlar diyorki,biz gercek Atürkcü ve laik oldugumuz icin buradayiz.

Dincilerin yaptigi tümden densizlik.

Halbuki ellerine büyük firsatlar gecmisti,hepsinide car cur attiler.

Sofradan otlanirken toplumun büyük cogunlugunu cukura iteleyip egitimden mahrum biraktilar.

Sandilarki elitlerle bu isi sonsuza kadar götürecekler.

Egitimden yoksun kalan cahil kesim gün geldi bunlarin ayaklarina yilan gibi dolandi.

Simdi bu sarmaldan kurtulmaya calisiyorlar.

Halbuki bir ülke bir yoldan cikip diger bir yola girmis ise,oradan tekrar döndürüp asil yola sokmak hem cok zahmetli,hemde büyük fedakarliklar gerektiriyor.

Bunlar bedel ödemeden tekrardan sofra hesabi yaptiklari icinde bu yoldan dönmek o kadar kolay olmayacak.

Bir zamanlar en ufak bir isci eylemini koministlikle damgalayanlar gün geldi tüm umutlarini bu eylemlere bagladilar.

Varsada yoksada isci sinifi,memleketi ancak bunlar kurtarir.

Halbuki ellerine gececek ilk firsatta iscileri yine acliga mahkum edecekler.

Böylesine iki yüzlü davranisi karakter haline getirenler er veya gec felegin cemberine kisilacakti.

Simdi bu cemberi isciler vasitasiyla yarmaya calisiyorlar.

Burada dikkat edilirse ön cepheye baskalarini sürüyorlar,kendileri yine mevzide.

Yani birilerinin kafasi kirilacaksa bunlar varsin iscilerden olsun.

Böylesine fetbaz,böylesine cikar düskünleri.

Peki isci eylemlerinden birsey cikarmi?

Cikmaz,cikmaz cünkü yeni yetmeler sikistiklarinda gel garadasim deyip sofradan biraz pay ayirdimi isci garadaslarda sus pus olacak.

Cünkü bu hep böyle oldu.

Yani ideolojiden yoksun,o baglamda örgütsüz isci ne yapabilirki.

Maasina üc kurus zam yaptiginda isi kökten cözersin.

Eger bir ülke irili ufakli parcalara bölünmüs ise o ülkeyi yönetmek cantada kekliktir.

Burada isci eylemleri sökmez.

Cünkü iktidara hakim olanlar parcadaki sorunlari saha kaldirarak isciyi kendi eylemi icinde bogar.

Eger hakim gücler bu davranisa girmiyorsa demekki isci cephesinde henüz bir tehlike yok.

O bir zaman meydanlara cikar,ücretini alir ve sakince fabrikasina döner.

Yeni yetmeler bu kadarini görecek kadar akillandilar.

Bütün bu yasananlarin nedeni haksiz yere gecim kaynaklarini siradan insanlara tasitan ve su anda can cekistiren sofra kumarbazlari.

Eger memleketi adam gibi yönetip ülke insanini adam yerine koymus olsalardi su anda olanlarin hic biride yasanmayacakti.

Ve onlar simdi yasamin gerceklerini ögrenmek icin ilkokul siralarina dönmüs vaziyetteler.

Íste orada baslar yasamin A,B,C,si.

 

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

4/2/2010 - Kurtlar ava cikinca

 
 
Arlandatåg spårade ur - kaos i trafiken
 
Bu hava alanina yolcu tasiyan hizli tren,bugün yoldan cikti ve ortami kaosa cevirdi.
Bu arada tren sistemi cöktü ve hic kimse zamaninda gidecegi yere ulasamiyor.
Kar habire yagiyor ve sokaklari temizlemeye yetisemiyorlar.
Burada bir sistemden bahsetmekte yarar var.
Stockholm,de oturanlar yolculuk yapmak icin aylik kart satin alirlar ve bu kart otobüs,yeralti metrosu ve yerüstü bölgesel trenlerde gecerlidir.
Bu tasitlardan birisi ariza yaptiginda herkes taksiye kosar ve evlerine taksiyle giderler.
Daha sonra taksiden aldiklari makbuzu sorumlu kuruma göndererek taksiye verdikleri parayi geriye tahsil ederler.
Taksi acisindan ocak ayinin bereketli gecmesinin nedenlerinden biriside buydu,yani bir arizayla tren calismiyor ve tasima islemini biz yapiyoruz.
Subat ayinin dahada bereketli olacagi yazilip ciziliyor,yani kara kis ülkeyi terketmedigi gibi fazladan bindirme yapiyor.
Bu her acidan ülkeye büyük meblaglara mal oluyor.
Yani kar ve kis ülkeye fazladan borc yaziyor.
Demiryollari tümden kaosa girdi.
----------------------------
Två takras på mycket kort tid
 
Buradada diyorki cok kisa bir anda bir tenis salonunun catisi cöktü,birde tenis cadiri.
Yani cadirda salon büyüklügünde ve salon görevi yapiyor.
Karin etkisiyle oda cökmüs.
---------------------------
 
Karayollari yetkilileri diyorki,kar kuzeye kayiyor aman ha hizinizi düsürün.
Yakinda tuz tümden biterse,tuzlamada yapamayacaklar.
-------------------
Okuyanlar hatirlarsa gecenlerde dedimki gelin su kurtlari vurmayin,ya treniniz devrilir,yada geminiz batar.
Cünkü kurtlari topluca katletmenin götürdükleri getirisinden cok daha fazladir ve size pahaliya patlar.
Simdi okuyanlar diyecekki ne var bunda yani,her ülkede durum bu.
Durum bu olunca her ülkenin cikarmasi gereken derste farkli oluyor.
Yani Ísvec,e bir nedenden dolayi yükleme yapilirken,bir baska ülkeye degisik bir nedenden dolayi yapiliyor.
Nitekim günah cikarircasina kurt katletmenin pismanligini tartisiyorlar.
----------------------------------
 
Normal textStor textExtra stor text
Ser tecken på undergång Carola Häggkvist har rest till ruine
 
Buda Ísvec,in ünlü bir sarkicisi, Haitiye gidip yikintiyi görmüs ve dyorki hicte sürpriz degil cünkü olanlar incilde yaziyor.
Yani kiyamet günü baslamis ve biz oralarda bir yerdeymisiz.
Bu süre uzunda sürebilir fakat basladi,nitekim bircok filmdede bu gündeme geldi diyor.
 
 
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

2/2/2010 - Bin yilin filmi

Evrende olusuma girmis güc sahibi sahsiyetler vardir,bunlar zamani gelir sirasiyla evrenden dönem satin alirlar.

Bu dönemler zaman olarak degisir ve bazan bin yila denk gelir bazanda besbin yila.

Dönemi satin alanlarin zamaninda sisteme girmis tüm yasam bicimlerinden kücük sistemler kendilerine ait olan parcayi beraberlerinde götürürken,tüme hitap eden asili dönemin sahibi alir.

Bu dönemde buluslar ve kesifler yapilir,teknoloji had safhaya sicrar,cok degisik yasam bicimleri gündeme gelir,bunlarin hepside dönem sahibinin filmine islenir.

Diyelim Adem peygamberin inisiyle dünyada bir dönem basladi ve bu tami tamina onbin yil sürdü.

Buna Ademin dönemi denir ve asil filmin sahibi kendisidir.

Ademden sonra bir baskasi dönem baslatti ve bu süredede zaman ona calisti.

Burada bazi sistemler teknolojik bir atilima girerken,bazilarida bir kavis cizerek dinsel bir anlayisa yöneldi.

Dinsel anlayisa yönelen sistem asili tek basina etkilemez ve o sadece halida bir desendir.

Dönemi acanin filmiyle,sistemde yer almak isteyenlerin filmleri her ne kadar zamana aykiri gibi görülsede özünde bir uyum icindedirler.

Eger bir terslik olsaydi asil, parcaya imkan tanimayacakti.

Diyelim bir dönemde yeni galaksiler kesfedilip yeni yerlesim yerleri bulundu.

Burada zamani acip galaksileri oraya yerlestiren evrenin kendisi olurken,bunlari isletmeye acansa o hakki satin alip halka sunan oluyor.

Kesfedenlerin bu iste zerre paylari yoktur ve hersey onlara o kapiyi aralayanin hanesine yazilir.

Bu dönemleri acip zamana sokan sistem bu sürecte yasananlari bir film olarak alir ve ileri bir zamanda kendi halkini bu yasam bicimlerine kodlar.

Böylece kendi halkiyla sonsuzluga dogru ilerlemis olur.

Diyelim bir ülkede yeni bir araba markasi üretildi,bu arabayi daha kac ülke üretirse üretsin araba öz sistemin malidir.

Cünkü arabanin kod numarasini o ülkelere veren sistemin kendisi oluyor.

Írili ufakli olusmus halk guruplari dönemden yer alabilmek icin siraya girerler.

Sirasi gelene sistem zamanda yer acar ve onlara yasamalari icin toprak parcasi verir.

Bu toprak parcasinda yasamini devam ettiren kavimler zamani geldiginde yerlerini baskalarina birakirlar fakat asil sistem film cekmeye devam eder.

Medeniyetler yikilir,yerine yenileri kurulur fakat dönem devam eder.

Bu toprak parcasinda yasayan ufak sistemler ise kendi özel vizyonlariyla gelip asil sistemde yer alirlar.

Bu ufak sistemlerde yasayanlarin cogu sistemi cekip cevirmek icin yönetici konumuna gelip kendi ait olduklari yerlerde yüksek makamlara gelirler.

Fakat bunlar kendi baslarina hicbirseydirler,sadece filmde rol almis aktördürler.

Yani kendilerini pasa konumunda görüp burunlerindan kil aldirmayanlar,bir baskasinin hizmetine girenlerdir.

Bu durumu anlamadan biribirine zulmeden kavimler hic haberleri olmadan bir zaman dilminde yerlerini baskalarina birakirlar.

Yani görüntüde kusaklarin devam ettigi görülsede özde kusak degisikligine gidilmistir.

Yani birisi gidip yerine baskalari gelmistir.

Asil sistem dönem boyunca bu kusaklarin filmini makaraya sarar ve zaman ötesine tasir.

Burada Íslam cok büyük bir rol oynar ve cemberin disina tasmak isteyenleri sistemle uyumlu hale getirir.

Yani Íslam boyun egdiren bir sistemdir ve cabucak neticeye gider.

Burnu boyunu asmis toplumsal yapilar islama kodlanir ve orada bir disipline tabi tutulurlar.

Disari ciktiklarinda cehennemden geliyormuscasina bir burun kirikligiyla karsilasirlar.

Daha sonra kanadi kirilan bu dönem bekcileri baska sistemlere kodlanirlar.

Baska sistemlerdeki söz dinlemeyen kabadayilar sirasi geldikce islama kodlanir ve baski altina alinirlar.

Burada saskinligi yasayandan sonra sakin bir sekilde ara bir gecis yaparlar.

Yani bu bir cemberin dönüsüdür ve her tarafa atlamak kisinin kendi elindedir.

Eger kisi kimsenin dedi kodusuna karismadan kendi isini yapma meziyetini kazanirsa,ona dönemde yeni bir yer acilir ve kendisini dahada gelistirir.

Kelle koparmaya devam ederse cok daha beteriyle karsilasir.

Burada bireylerin zerre önemi yoktur ve önemli olan, parca vizyonlarin asilla uyum icerisinde dönmesidir.

Türkiye toplumuna bakildiginda neden böylesi bir karmasiklik yasadigi daha iyi anlasiliyor.

Orada kimsenin kimseyi dinlemedigi,uzlasma kültürünün henüz gelismedigi bir yapi var.

Bu yapiyi daha iyi imkanlarla hizaya getirmenin olanagi olmadigi icindirki bunlar yasaniyor.

Yani Türkiyeden bati tipi bir demokrasi beklemek ham bir hayalin ötesine gitmiyor.

Bu baglamda bireylerin uyanik olup, bulunduklari ortami iyi degerlendirip, ileride kendilerine daha iyi bir yer kapmalari gerekir.

Ben neden buradayim? amaan sanki bir dahami dünyaya gelecegim demeden imkanlari sonuna kadar kullanmak gerek.

Cünkü bir zaman dilminde böyle diyenler yine cembere sikistirilmis vaziyetteler.

Yani bir kere yaradilisa girenden sonra kacip kurtulmanin olanagi kalmiyor.

Íntihar etsen bile ayni noktaya yeniden isinlaniyorsun.

Ve kisi demeliki,madem buradayim demekki önemli bir nedeni var.

Bundan dolayi daha iyi bir gözlemci olmaliyim.

Su anda ise dönemi satin alan sahsiyet zamani daha mükemmele kodlamis vaziyette.

Bu yeni kesiflerin yapildigi,teknolojinin had safhaya ulastigi,cin gibi cocuklarin yetistigi bir dönem oluyor.

Bu cocuklar yetismeleriyle birlikte o dönemde yer alip zamani bir baska safhaya cekeceklerdir.

Yani zamanin cocuklari bundan yüz yil öncenin cocuklari degil,bunlar bizim gecmisteki hallerimizin olusuma yaklasmis halleridir.

Bir anlamda gecmis yasamlarimizin tek bedenlerde toparlanma halleri.

Bu bedenlerin her hücresi bir yasamdan olustuguna göre,demekki bizler cok uzaklardan geliyoruz.

Eger böyle olmazsa olusuma giremeyip yokolmaya yüz tutuyorsun.

Son olarak denebilirki,günlük yasamda zorlugu yasayanlar bunun ileride kazanca dönüsebilecegini bilmeliler.

Cünkü cok daha zor olanlari yasandi ve künyelere kazildi.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Yazdiklarimi daha iyi paylasmak acisindan bu blogu olusturdum.

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

Gürsel Selçuk
agnia
donusumunyedisimyasi
bunyaminakkaya
Blogcu Yardım
Kitap Özeti
rtyhurthfbg dfghtkıjtuhyg
Sibel Çağlayan
alternatifblog
hamdivehusnucan
poemce
nihansum
carpe
sohbet odaları